Modern Kadın Dizi İncelemesi

Modern Kadın’ın Pastası

Dizi/Film/Psikoloji

Modern Kadın’ın harman olduğu Sivas’tan herkese merhaba. Şaka şaka. Ben Film Psikoloğu ve size İstanbul’dan sesleniyorum. Görece kısa bir aradan sonra Modern Kadın ile tekrar karşınızdayım. Modern Kadın ne anlatıyor? Modern kadın izlenir mi? Biz kadınların derdi biter mi? Gibi didaktik duygulardan melankoliye sürükleyecek sorularımızla uçuşa hazırız. Kemerlerimizi bağlayalım. Welcome aboard!

Modern Kadın; eğitimli, işinde başarılı, beyaz yaka bir marka yöneticisi olan Pınar’ın hayatından kesitler anlatıyor. Orta yaş krizinden tutun da evlilik baskısına, regl modundan tutun da çalışma hayatına kadar kadına dair pek çok gerçekçi yansıma bu dizide Pınarla hayat buluyor. Bir komedi dizisi fakat muhtemelen çoğumuz için bundan çok daha fazlası.

Regl bölümüne aşırı bayıldım. Premenstral sendrom (PMS) ve korkunç regl haftası ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Hiç de ped reklamlarındaki gibi voleybol oynayıp kızlarla partilemiyoruz zaten. Reglin şişman olmasına bir tık bozuldum ama ilgili haftada bir beden genişlediğimizi düşününce gayet mantıklı geldi.

Ben “kesinlikle değer” diyorum. Öncelikle yerli komedi dizilerinin son birkaç yılda ulaştığı noktadan çok mutluyum. Prens, Gibi, Ayak İşleri, Var Bunlar beni çok mutlu eden; süresi, hikayesi, karakteriyle cezbeden yapımlar. Ve fakat bu dizilerde bir eksik var: KADIN.

Kadın olmayı vurgulama ve feminist bir bakış anlamında, Prens çok daha ileride diyebilirim. Ama yine de kadına odaklanan, kadını anlatan bir komediye çok uzun zamandır ihtiyacımız vardı. Neyse ki İrem Sak da böyle düşünmüş ve “kimse yazmayınca biz yazdık” diyerek işe el atmış.

Modern Kadın Dizi İncelemesi
Modern Kadın Pınar – İnceleme

Modern Kadın güldürüyor mu? Evet! Düşündürüyor mu? Yer yer. Öğretici mi? Bazen. Orijinal bir fikir mi? Kesinlikle. Tüm kadınların, sonunda bize has bir komedi dili sunan ve cinsiyetçi küfürler olmadan da güldürebilen bu yapımı izlemesini öneririm.

“Kadın ruhundan anlamayan veya anladığını sanan” erkekler için de eğlenceli ve öğretici bir yapım. Ek olarak; bu dizi partnerlerin birbirinin dilinden anlamak adına beslenmesine yardımcı olabilir. Çünkü kadınları, birkaç falso hariç çok da güzel anlatıyor.

Bildiğiniz gibi 7. bölümde bir pasta yapıştırma olayı oldu. Bilmeyenler yazının eleştiri kısmına atlayabilir. Çünkü bu spoiler yiyeceğiniz anlamına geliyor. Fıtı fıtı uzaklaşın buradan.

Pınar’ın Ferhat gevşeğinin yüzüne yapıştırdığı pasta sadece bir öfke tepkisi değil. Modern Kadın’ın Pastası; bitmek bilmeyen haksızlıkların, sürekli bir yenisiyle tanıştığımız boş sorumlulukların, hoşumuza gitmeyen varsaymaların, toplumsal cinsiyet rollerinden bıkışın güçlü bir yansıması.

Yaşadığımız düzende kendisinin sorumluluğunu alan ve özgürlüğünü de korumaya çalışan bir kadın yoktur ki kişisel alanı ve kararları taciz edilmesin. Erkekler için hiç söylenmeyen ya da 45 yaşına gelince söylenen o laflar, bize başlıyor 25’te servis edilmeye. Ama daha erken olabilir, belki de iyi niyetli davrandım. Hele bir de 30 olduysanız, başlıyor çanlar çalmaya.

Evlen çocuk yap, yaşın geçiyor. Yeni eşya alma, evlenince alırsın. Zaten çocuk yapınca işi bırakırsın. Eşine bakmayı ihmal etme. Yaşın geçiyor bak, buldun buldun.

Tüm bunların öncesi de var. Güzellik, zayıflık, iyi huyluluk, uyumluluk, ev işlerinde beceriklilik, hamaratlık… Hepsi ama hepsi bizden bekleniyor. Biraz canınızı sıkacak ama söyleyeceğim. Ölünce bile biz suçlu ilan ediliyoruz! Böyle bir sistemde kadın olmanın derdini güldürerek anlatan bir dizi kıymet görmez mi? Görür. Görmesi de gerekir.

Velev ki ölmedik… Hayatta kaldık, herkesi de dinledik. Evlendik barklandık, çocuk da yaptık. Bitiyor mu, bitmiyor.

Normal mi doğurdun? En iyisi normal doğum. İkinciye de imkanın olur. İkinciyi yap hemen, beraber büyüsünler. Ne tek çocuğu, size kim bakacak? Hay allah sezaryen mi? Neyse sağlık olsun. İşe mi döneceksin? Erken daha. En az iki sene emzir. İki yıl oldu hala işe dönmedin, boşuna almışsın diplomayı.

Kendine baksan da evlensen de çocuk yapsan hatta ikinciyi yapsan da yetmiyor kimseye. Ne iş yaptığın, işteki statün, o statüye “nasıl” geldiğin, ne zaman ve kimle evlendiğin, çocuk yapıp yapmadığın ve nasıl doğurduğun herkesin derdi olabiliyor.

Çok isterdim o zamanın sağlık bakanı, vajinal doğum yapmadığı için izlediği kamu spotu yüzünden kendini eksik hissedip ağlayan arkadaşımın gözyaşında boğulsun. Siz bir lohusanın ne çektiğini nereden bileceksiniz!

Modern Kadın ile taşralı kadının kıyaslandığı, verdiği sonsuz emek karşılığında hiçbir şey talep etmeyen cefakar annelerin gerçek anne; eşinden ev işlerinde, çocukların bakımında sorumluluk almasını bekleyen annelerin de şımarık ilan edildiği oluyor bazen. Bir annenin eşi, çocukları ve kayınvalidesinden sonra yemek yemesi övülüyor.

Genellikle erkekler yapıyor bunu… Eşinin hem ona hem çocuklara hem “yuvasına” bakıp hem de ev ekonomisine katkı sunmasını bekleyen erkekler. Ama bu beylere de bir şey söylemek isterim. Övdüğünüz o cefakar annelerin kızlarına en büyük öğüdü hep “oku, koca eline bakma” oldu. Biz de üstümüze düşeni yaptık 🙂

Bak şimdi aklıma geldi. Acaba Aile Yılı’nda, bu sene hamile kalmayacağının garantisini veren bir madde eşliğinde sözleşme imzalayıp işe başlayan kaç kadın oldu acaba? Upss öyle şeyler konuşmuyoruz ama, lütfen.

Ben Pınar ve Modern Kadın’ı çok sevdim. Daha da severek izleyeceğim gibi duruyor. Ama beğenmediğim, aşırı eksik bulduğum bir nokta var: Bekar olmaktan memnun olan kadın figürü eksik. Pınar başta olmak üzere aslında dizide betimlenen bütün kadınlar, yalnızlıktan dem vuran, evliliği ya da bir partnere sahip olmayı statü sayan kadınlar. Hele Pınar’ın ilk iki bölümdeki o bitik halleri beni bir ara delirtmişti. Her şey evlenmek mi yaaa, diye kızmıştım. Ama sosyal ortamlarda bu söylemim “evli olmam” nedeniyle pek yankı bulmuyor ne yazık ki!

Buradan tüm yetkililere ve İrem Sak’a sesleniyorum: Bu dizinin; partnerle, evlilikle, anne olmakla hiç ilgisi olmayan, toplumun dayattıklarını ve sistem baskısını üstüne almayan ve bekar, bağımsız, kariyer sahibi olmaktan gurur duyan bir modern kadına ihtiyacı var. Çünkü böyle kadınlar var ve hiç de az değiller. Ben şahidim.

Hep şöyle denir: Yalnız taştan duvar olmaz. Ama duvar olmak istemeyen kadınlar da vardır.

Sayın Okuyucularımız

Film Psikoloğunuz Selin Cennet Türker konuşuyor. Hava koşulları iniş için uygundur. Yakında Kadınlar Ülkesi‘ne ulaşmış olacağız. Modern Kadın uçuşunda Psikoloji Arşiv’i tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz. Sizi tekrar ağırlamaktan mutluluk duyacağız. O zamana kadar diğer uçuşlarımıza göz atabilirsiniz.

Okumak için:

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

*

Dizi İçerikleri

Yukarı Çık