Herkese merhaba! Tanımayanlarınız için ben Nursena. İstanbul Kent Üniversitesi Psikoloji 3. sınıf öğrencisiyim. Üniversiteye başladığımdan beri alanın her köşesini keşfetmeye, farklı deneyimler edinmeye ve lisans yıllarımı en verimli şekilde geçirmeye odaklanan bir öğrenciyim. Psikoloji kariyer yolculuğuma ‘daha çok erken’ diyenleri duymadım bile; hazırlık senemde başladım ve harika deneyimler edindim.
Bu yazımda “Psikoloji okuyan öğrenciler ne yapmalı? Bir psikoloji öğrencisi kendini nasıl geliştirir?” gibi soruları merak edenler için önce kendi deneyimlerimden ardından da önerilerimden bahsedeceğim. Bu yazıyı edindiğim tecrübeleri paylaşmak ve bu yolda benimle benzer motivasyonları ve belki de benzer kaygıları taşıyan kişilerle buluşmak amacıyla yazdım. Umarım okurken kendinizden bir şeyler bulur ve keyif alırsınız.
Yolculuğumu daha yakından takip etmek veya aklınıza takılan soruları sormak isterseniz bana @bennursenayim instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz.
Keyifli okumalar dilerim.
Ayrıca İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılarımız;
- Siyaset Psikolojisi & Siyasal Psikolog Rehberi
- Nöropsikoloji & Nöropsikolog Rehberi
- Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Kabul Rehberi
- Adli Psikoloji – Adli Psikolog: Mesleki Tanıtım
- Psikolog Nasıl Olunur?
Bu Yazıda Sizi Neler Bekliyor?
Psikoloji Bölümünü Tercih Etmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
Psikoloji bölümünü tercih etmeden önce bilmeyi en çok isteyeceğim şey, psikolojinin sadece klinik psikolojiden ibaret olmadığı olurdu. Psikolojiyi okumaya başladıktan sonra bu alanın ne kadar geniş olduğunu görmek beni büyülemişti. “Klinik psikolojide kendimi bulabilecek miyim? Klinik psikolog olabilir miyim? Olamazsam ne olur? Çok fazla mezun var, iş bulabilir miyim?” gibi kaygılarım da zamanla azaldı.
Psikoloji okuduktan sonra sadece klinik psikolog olmak zorunda değilsiniz. Sosyal psikoloji, bilişsel psikoloji, nöropsikoloji, gelişim psikolojisi, örgütsel psikoloji gibi birçok alana yönelebilirsiniz. Hatta spor psikolojisi, siyaset psikolojisi gibi disiplinler arası alanlarda da çalışabilirsiniz.
Kısacası insanın olduğu her yerde psikolojiyi uygulama, araştırma yapma ve gözlemleme şansınız var. Bu geniş perspektif, benim de bu alana olan ilgimi ve öğrenme motivasyonumu daha da artırdı.
Biraz da tercih dönemindeki bir diğer yaygın ikilemden, Türkçe mi yoksa İngilizce mi okumalıyım? sorusundan bahsetmek istiyorum.
Psikoloji Türkçe mi Yoksa İngilizce mi Okunmalı?
Pek çok öğrencinin bu konuda kararsız kaldığını görüyorum. Ben psikoloji bölümünü İngilizce okuyorum ve bu tercihimden oldukça memnunum. Eğer imkanınız varsa, kesinlikle İngilizce psikoloji bölümü tercih etmenizi tavsiye ederim. Psikoloji bölümünde İngilizce eğitim almak, akademik kaynaklara erişiminizi genişletir, yurtdışı eğitim ve staj olanaklarınızı artırır ve iyi bir yüksek lisans eğitimi alma şansınızı yükseltir.
Peki, psikolojiyi İngilizce okumak çok zor değil mi? diye sorarsanız… Evet, başlangıçta biraz zorlayıcı olabilir. Dersleri takip etmek ve akademik makaleler okumak Türkçeye kıyasla daha fazla çaba gerektirebilir. Ancak zamanla alışıyorsunuz ve bu sürecin sağladığı avantajların tadını çıkarmaya başlıyorsunuz.
Psikoloji Okumak Nasıl Bir Deneyim?
Baştan söyleyeyim, bu yazıda “Bu derse şöyle çalıştım, ortalamamı böyle yükselttim” gibi akademik çalışma tavsiyeleri veremeyeceğim. Çünkü hiçbir zaman deli gibi sınavlara çalışan, düzenli ders çalışma alışkanlığı olan biri olamadım 🙂 Beni asıl heyecanlandıran şey, sahanın içinde olmak, aktif olarak deneyim kazanmak oldu. İşte bu yüzden, bu yazıda bolca stajlardan ve saha deneyimlerimden bahsedeceğim.
İngilizce hazırlık senemde kapıları zorlamaya başlamış ve ilk deneyimlerini elde etmeye başlamış biri olarak vereceğim en büyük tavsiye psikoloji okurken yapabildiğiniz kadar gönüllü staj yapın ve birden fazla alan görün olurdu. Hazırlık okurken aynı zamanda çocuklara özel dersler vererek onların dünyasını gözlemlemeye başlamıştım. Özel ders vereceğim çocukları genelde Whatsapp da kurulan gruplar ve yakın çevrem sayesinde buluyordum. Sizde kendi güçlü yönünüze göre türkçe, matematik yada diğer konularda özel dersler kovalayabilirsiniz. Şu dönemlerde çok fazla oyun ablası ilanı görüyorum yine bu tarz ilanları araştırmanın ve denemenin hem gözlem hem ek gelir açısından öğrencilik yıllarının başları için çok güzel bir deneyim olduğunu düşünüyorum.
Psikoloji okumaya başladığımda karşıma çıkan ilk handikap “3.sınıftan önce seni stajyer olarak almazlar.” oldu. 1. yılımda herkes gibi ben de klinik ortamına girmek için çok heyecanlıydım ve katıldığım okul kulüpleri, sosyal etkinliklerin yanı sıra ilk cv’mi hazırladım ve bulduğum, gözüme güzel gelen kliniklere mail atmaya başladım. Kliniğin herhangi bir pozisyon açıp açmadığına bakmıyordum sadece kliniğin fiziksel şartlarına ve uzmanlarına göz gezdirip içime sinenlere ne kadar istediğimi belli ettiğim bir mail ve cv iletiyordum. Çok umutsuzca attığım bu maillerin sonucunda bir mülakata çağrıldım ve harika psikologlarla, harika bir klinikte onları hayranlıkla izlediğim ilk klinik stajımı tamamladım. Bu deneyimin bana öğrettiği en büyük şey okulun asla tek başına yeterli olmayacağı oldu. Psikoloji çok geniş bir alandı ve benim hangi alanda severek çalışacağımı bulmam için hepsini görmem gerekiyordu.
Bu deneyimden sonra artık başvuru açan yerlerden çok başvuru açmamış ama benim çalışmayı merak ettiğim hocalara, kurumlara yazıyordum. Bu sayede çocuklarla çalıştım, akademik ekiplerde organizasyonlar düzenledim, ar-ge ekiplerinde yapılan organizasyonların arka planlarını gördüm, sosyal medya içerikleri ürettim, laboratuvarda ve araştırmalarda asistanlıklar yaptım. Eğer gerçekten istiyorsam ve yeterince çaba gösteriyorsam, emeğimin karşılığını alacağıma ve her zaman önüme yeni kapıların açılacağına hep inandım.
Tecrübelerimden çıkardığım en önemli derslerden biri de yeni deneyimlere açık olmak oldu. Daha önce de bahsettiğim gibi, psikoloji o kadar geniş bir alan ki önünüze nereden, ne zaman sürpriz fırsatlar çıkacağını tahmin edemiyorsunuz. 2. sınıfta “Farklı neler yapabilirim? Herkesten farklı yollara başvuran birileri yok mu?” diye araştırırken, şuan bu yazıyı yazmamı sağlayan Psikoloji Arşiv ile ve çok sevdiğim, saygı duyduğum Taner Türker hocamla tanıştım. Ne yapacağımı bile bilmeden, onunla çalışmak istediğimi belirten bir mail gönderdim. Şanslıyım ki, birkaç yazı denemesinden sonra Psikoloji Arşiv’de içerik üretmeye başladım.
İlk başlarda “Psikoloji okuyorum, sosyal medya için içerik üretmek ne alaka? Neden buradayım?” diye sorguladım. Ancak burada yazdıklarım sayesinde Dijital Psikolog Reklam Ajansında içerik üreticisi olarak çalışmaya başladım. Psikoloji alanında içerik üretmek, hem bilgi birikimimi genişletmemi sağladı hem de beklemediğim birçok avantajı beraberinde getirdi.
Hazır bu yazıyı Psikoloji Arşiv için yazıyorken, Sayın Taner Türker hocama bir kez daha teşekkür etmek isterim. Umarım siz de edindiğiniz deneyimlerde size ilham veren, motivasyonunuzu güçlendiren ve birlikte çalışmaktan keyif aldığınız insanlarla karşılaşırsınız. 😊
Gönüllü stajların yanı sıra vermek istediğim bir diğer tavsiye, meraklısına Erasmus deneyimi yaşaması yönünde. Pek çok öğrencinin dil sınavı kaygısı, konfor alanının dışına çıkma korkusu gibi nedenlerle Erasmus’tan uzak durduğunu görüyorum. Oysa Erasmus, öğrencilik yıllarında edinebileceğiniz en paha biçilemez deneyimlerden biri bence. Farklı bir kültürde yaşamak, akademik bakış açınızı genişletmek ve uluslararası bir çevre edinmek, kişisel ve profesyonel gelişiminiz için inanılmaz fırsatlar sunuyor. Erasmus deneyimi hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz Makedonya’da Erasmus Deneyimi yazımı okuyabilirsiniz.
Sadece okulun yeterli olmadığını düşündüğümden bahsetmiştim. Ve ne yazık ki bu sadece benim düşüncem değil. Eğer klinik psikoloji alanına yönelmek istiyorsanız, bir meslek yasamızın olmaması nedeniyle lisans eğitimi tek başına yeterli olmuyor. Klinik psikoloji yüksek lisansı yapmanız ve aynı zamanda belli başlı ekollere yönelik eğitimleri tamamlamanız gerekiyor.
Örneğin, dinamik ekolde çalışmak istiyorsanız bu alandaki eğitimlere ekstra ücret ödeyerek katılmanız gerekiyor. Bu eğitimler bazen süpervizyon kapsamında oluyor, bazen ise tamamen bağımsız şekilde sunuluyor. Ancak işin maddi boyutu birçok psikoloji öğrencisi için ciddi bir engel oluşturabiliyor. Alanla ilgili eğitimlerin büyük bir kısmı oldukça maliyetli. Özellikle terapi ekollerine yönelik kapsamlı eğitimler, süpervizyon ücretleri ve yüksek lisans programları bir araya geldiğinde ciddi bir bütçe gerektiriyor.
Ama bu, kendinizi geliştiremeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Eğer bütçeniz kısıtlıysa veya henüz yolun başındaysanız, Coursera, Udemy gibi platformlar üzerinden psikolojiye dair birçok temel eğitime ulaşabilirsiniz. Elbette bu tür sertifika programları bir terapi eğitiminin yerini tutmuyor ancak kendi ilgi alanlarınızı keşfetmek, temel bilgileri edinmek ve CV’nizi güçlendirmek için harika bir başlangıç olabilir. Özellikle araştırma alanına ilgi duyuyorsanız, bu platformlardaki istatistik, veri analizi veya psikolojiye giriş dersleri oldukça faydalı olabilir.
Öğrencilik yıllarında önemli olduğunu düşündüğüm bir diğer şey network oluşturmak. Psikoloji alanının farklı alt dallarından insanlarla tanışmak, onların hikayesini, deneyimlerini görmek her zaman farklı bir bakış açısı sunuyor ve zaman zaman sizin yolculuğunuza ilham oluyor. Birinden ilham alarak çıktığınız yolculuğun sizi nerelere getirdiğine sonra kendiniz bile inanamıyorsunuz.
Özetle, psikoloji okurken kendinizi iyi hissettiğiniz ve çalışmaktan keyif alacağınız alanı bulmak için her fırsatı değerlendirmeli, farklı alanları keşfetmekten çekinmemelisiniz. Çalışmak istediğiniz insanlara “Rahatsız eder miyim?” ya da “Başvurumu değerlendirirler mi ki?” gibi kaygılar gütmeden cesurca adım atmanızı öneririm. Elbette bu başvurulardan bolca red alabileceğinizi ama bir yerlerde sizin için bekleyen fırsatlar olduğunu da hatırlamakta fayda var.
Yeni deneyimler kazanmak yolculuğunuzu daha renkli ve yürünmesi daha keyifli bir hale getiriyor. Geriye sadece geçirdiğiniz iyi ve kötü tecrübelerin tadını çıkarmak ve istediğiniz alanda çalışmaya başladığınızda bu anları gülümseyerek hatırlamak kalıyor.
Psikoloji Öğrencilerine Mesleki Gelişim Tavsiyeleri

- Gönüllü Stajlara Katılın: Psikoloji alanına adım atmadan önce pratik yapmak çok önemli. Gönüllü stajlar sayesinde gözlem yaparak hem teorik bilgilerinizi pekiştirebilir hem de pratik deneyimler kazanabilirsiniz.
- Farklı Alanlarda Deneyim Edinin: Klinik stajlar dışında da çeşitli alanlarda gönüllü çalışmalar yaparak, kendinizi farklı yönlerden keşfetme fırsatı bulabilirsiniz. Bu deneyimler, hangi alanda çalışmak istediğinizi ve güçlü yönlerinizi daha iyi anlamanızı sağlar.
- Yeni Fırsatlar İçin Cesur Olun: Hedeflediğiniz kişilerle iletişim kurmaktan çekinmeyin, her iletişim size beraberinde farklı fırsatlar getirebilir.
- İlham Aldığınız İnsanlarla Çalışın: Kendinize örnek aldığınız uzmanlarla birlikte çalışarak, onların tecrübelerinden faydalanabilir ve kendi gelişiminize katkı sağlayabilirsiniz.
- Erasmus Deneyimi Edinin: Erasmus gibi uluslararası deneyimler, kişisel ve profesyonel gelişiminizi büyük ölçüde destekler. Yeni bir kültürde yaşamak, akademik bakış açınızı geliştirir.
- Akademik ve Mesleki Ağınızı Geliştirin: Psikoloji alanındaki farklı uzmanlarla tanışmak, onların deneyimlerinden faydalanmak kariyeriniz için çok değerli olacaktır. Bu ağ sayesinde farklı fırsatlar yakalayabilir ve gelişiminizi hızlandırabilirsiniz.
- Eğitimlere Yatırım Yapın: Psikoloji alanındaki temel eğitimlere ücretsiz ya da uygun fiyatlı online platformlardan (Coursera, edX, Udemy) ulaşarak kendinizi geliştirin.
- Klinik Psikoloji Alanında Ek Eğitim Alın: Eğer klinik psikoloji alanında çalışmak istiyorsanız, yüksek lisans ve ekol eğitimlerine başvurun. Bu eğitimlerin çoğu maliyetli olabilir, ancak kariyeriniz için faydalı olabilir.
- Kariyerinize Yön Verecek Hedefler Belirleyin: Kendinize kariyer hedefleri koyarak hangi alanda çalışmak istediğinizi belirleyin ve bu doğrultuda adımlar atın.
- Deneyimlerinizi Kendi Yolculuğunuza İlham Olarak Kullanın: Edindiğiniz her deneyim, kariyerinizde ilerlerken size ilham ve yol gösterici olabilir. İyi ve kötü tecrübelerinizin tadını çıkarın, her birinden bir şeyler öğrenin.
Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Psikoloji Öğrencilerine Kariyer Önerileri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Mezunlar psikolog unvanı alır ancak klinik psikolog olmak için yüksek lisans yapmaları gerekir. Çeşitli sektörlerde iş bulabilir veya akademik kariyere yönelebilirler.
Mezun psikologlar stajyer olarak danışmanlık merkezlerinde, insan kaynaklarında, araştırma projelerinde veya sosyal hizmet alanlarında çalışabilirler. Mezun olduktan sonra klinik, akademik, kurumsal veya eğitim gibi farklı alanlara yönelebilirler.
Alanla ilgili güncel makaleler okuyarak, staj ve gönüllü çalışmalar yaparak, eğitimlere katılarak ve bir yabancı dil öğrenerek kendini geliştirebilir. Ayrıca, psikolojiyle ilgili çeşitli test ve terapi eğitimlerine katılmak da faydalı olabilir.
Temel psikoterapi yaklaşımlarına (Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR, Şema Terapi vb.) giriş eğitimleri, klinik testler ve etik üzerine eğitimler alabilirler.
Psikoloji okumak, insan davranışlarını anlamak ve farklı alanlarda çalışma imkanı bulmak isteyenler için mantıklıdır.
Psikolog maaşları çalışma alanına, deneyime ve kuruma bağlı olarak değişir. Bu konuda daha fazla bilgi edinmek için Türkiye Psikolog Maaşları – 2025 yazımıza göz atabilirsiniz.

Kent Üniversitesi
Çok açıklayıcı ve dikkat çekici bir yazı kaleminin mürekebi kurumasın
Çok teşekkür ederim.