Tekinsiz Vadi nedir

Tekinsiz Vadi : Robotlardan Neden Korkarız?

Psikoloji/Robopsikoloji

Daha önce insanlardan ayırt edilemeyecek kadar gerçekçi bir robotla karşılaştın mı? Hiç değilse balmumu müzelerini ziyarete gitmişsindir ya da karakterleri gerçeğe çok yakın tasarlanmış bir film fragmanı izlediğine eminim. Neler hissettiğini anımsayabiliyor musun? Biraz tekinsiz duygular olmalı. Yalnız değilsin, sebebini öğrenmek, tekinsiz vadi hakkında bilgi edinmek istersen yazıyı okumaya devam edebilirsin:


1. Robotlar, insanlara zarar veremez ya da eylemsiz kalarak onlara zarar gelmesine göz yumamaz.
2. Robotlar, Birinci Kanun’la çelişmediği sürece insanlar tarafından verilen emirlere itaat etmek zorundadır.
3. Robotlar, Birinci ya da İkinci Kanun’la çelişmediği sürece kendi varlıklarını korumak zorundadır.

Robotik El Kitabı 56. Baskı. M.S. 2158


Tarih sizi aldatmasın bu üç robot yasası 1940 yıllarının bilim kurgu kitaplarından geliyor ne yazık ki gelecekten değil. 3 Robot Kanunu’nun yaratıcısı, bilimkurgu yazarı Isaac Asimov’un bu kuralları insanların robotlarla ilişkisinin nasıl olması gerektiğini sorgulatmış. Yalnızca edebi alanda değil, insan robot etkileşiminde birçok alanda adından bahsettirmiş ve birçok çalışmaya vesile olmuştur.

İnsan Robot Etkileşimi

İnsan-robot etkileşimi yeni ve gelişmekte olan bir çalışma alanıdır. Öte yandan insanların robotlarla olan etkileşimi tahmin edilebileceği üzere robotların varlığı kadar eskidir. İnsanlar robotlara ne kadar güvenmeli? Bir insan bir robotla nasıl bir ilişki kurabilir? İnsana benzer robotlar üretilmeli mi? Eğer üretilirse ne derece insana benzemeli

Yıllar önce bunun gibi sorular ve beraberinde getirdiği fikirler yalnızca bilim kurguydu. Ancak günümüzde bu soruların çoğu bir gerçeklik halini aldı ve İnsan-Robot etkileşimi çalışmalarının temel araştırma sorularını oluşturdu. Robotik biliminden felsefeye, birçok alanın içinde bulunduğu bu multidisipliner yapıda elbette psikoloji biliminin yeri çok önemli. Alanda yapılan psikoloji çalışmalarına baktığımızda, insanın robotla olan ilişkisine yön veren, çalışmalarının bel kemiği sayılabilecek bir kavram ile karşılaşıyoruz. Bukimi no Tani Genshō , Ucanny Valley ya da Türkçe adı ile Tekinsiz Vadi.

Tekinsiz Vadi Nedir?

Tekinsiz vadi, 1970’lerde Tokyo Teknoloji Enstitüsü‘nde robotik profesörü olan Masahiro Mori‘nin ortaya attığı bir kavramdır. Mori, robotların insansılaşmaya başladıkça belli bir yere kadar ilgi çekici hale gelebileceklerini ve yakınlık hissi uyandıracağını savunmuş. Belli bir noktadan sonra oluşan yakınlık duygusunun yerini ise büyük bir hızla tuhaflık, tedirginlik ve korku gibi olumsuz duyguların aldığını iddia etmiştir. Sempatiden tiksintiye doğru bu ani düşüş tekinsiz vadi olarak adlandırılmış olup ‘tekinsizlik’ Jentsch ve Freud’un ilgili açıklamaları ile tanımlanmıştır.

Tekinsizlik Duygusu

Jentsch’ e göre tekinsizlik, aşinalık, tanıdıklık duygusunun tersidir. Yani tekinsiz nesneler kişiye yabancı ve bilindik olmayan nesnelerdir. Freud ise tekinsizlik kavramını bu tanımın biraz daha ötesinde korku ve ürperti duyguları ile ilişkilendiriyor. Tanıdık olmayan her varlığın korkutucu olmamasına karşın ‘tekinsizlik’ duygusunun verdiği yabancılıktan dolayı oluşan bir dehşet duygusu olduğunu savunuyor.

Tekinsizlik nasıl ortaya çıkıyor?

Kişinin hareket algısı da tekinsiz vadi için önemli bir noktadır. Şekilde görüleceği üzere hareketin varlığı tekinsiz vadi yamaçlarını dikleştiriyor. Yani insana benzemeyen robotların hareketleri bize daha sempatik duygular uyandırırken insansı robotların hareketleri normalden çok daha korkutucu hissettirebiliyor. Bu da endüstriyel bir fabrika robotunun hareketleri ile size doğru hareket eden protez bir elin hareketliliği arasında tekinsizlik açısından fark olduğu anlamına geliyor.

Tekinsiz Vadi Grafiği
Mori-Tekinsiz Vadi Grafiği

İnsan robot etkileşimini bu denli etkileyen tekinsiz vadi sonsuz bir uçurum değil. Mori’nin bu iddiasına göre bu vadinin bir de yokuşu var. Bu eşiği aşabilen varlıklar insandan ayırt edilemeyecek hale geldiğinde tekrar sempati kazanarak çekici hale gelebilecek. Belki bir gün eşiği aşabilen robotlar üretmeyi başarabilirsek Robot Öğretmenlere bile sahip olabiliriz. Ne dersiniz?

Tekinsiz Vadi ve Olası Sebepleri

Tekinsiz vadi ortaya atıldığı zamanlarda çok da ilgi görmemiş. Ancak günümüz araştırmalarında birçok farklı disiplinin ilgi odağı olan bir konu haline gelmiştir. Bu teoriyi kanıtlama ya da çürütme motivasyonları dışında “İnsanların kendilerine bu denli benzeyen robotlara karşı duyduğu olumsuz duyguların bir anlamı olmalı” düşüncesiyle de birçok araştırma yürütülmüş. Biz de bu soruya yanıt bulmak adına tekinsiz vadi kavramına sebep olan açıklamalara beraber göz atalım.

Robopsikoloji Etkinliğimiz:

İlk olarak patojenden kaçınma ve sağlıklı eş seçimi kavramlarından bahsedelim. Bir varlık insan gibi görünmeye başladığında kusurları daha fazla dikkat çekmeye başlayacaktır. Bilinçsiz bir şekilde gösterdiğimiz hastalıktan kaçınma dürtülerimiz de algıladığı bu kusurları hastalıklara atfedebilir. Bir canlının genetik açıdan insana benzemesi insanı hasta edebilecek virüs, bakteri ve mikroplara sebep olma olasılığını artıracağı için bir tehdit olarak algılanabilir. Aynı şekilde içgüdüsel bir şekilde sergilediğimiz sağlıklı eş seçme davranışımız da bununla ilgili olabilir. Robotların yüz ve vücut anormallikleri de sağlıklı eş seçiminde dikkat ettiğimiz kriterlerin anormal ve sağlıksız olduğuna karşı tehlike sinyalleri veriyor olabilir.

Robotlara karşı olan zihin algımız tekinsizlik yaratabilir.

Bilinçli varlıklar olmamız sebebiyle düşünüyor, deneyimliyor, anlamlandırabiliyoruz. Hatta iç dünyamıza dönerek düşüncelerimizin farkına varabiliyor ve bu düşünceleri kavrayabiliyoruz. Bir başkasının bilincini deneyimleme ya da varlığını doğrulama şansımız olmamasına rağmen üstüne hiç düşünmeden karşımızdaki insanın da düşünebildiğini varsayıyoruz. Mesela ben bu satırları yazarken… Okuyucuların yazdıklarımı anladığını, üstüne bu konuda düşündüğünü ve hatta onda merak duygusunu uyandırdığını düşünüyorum. İşte tam olarak bu… benim sizin zihninize dair olan algım. Anlaşılan o ki diğer zihinlerin varlığı bir algılama meselesidir ve buna da ‘zihin algısı’ denir. İnsanlara kolayca atfedebildiğimiz bu durumu insansı robotlara atfedemiyor, öngörülemez ve tekinsiz kabul ediyoruz.

Robotlara karşı bilişsel çelişkiler yaşıyor olabiliriz.

İnsan dışı varlıklar yeterince insan gibi gözükmediğinde sergilemiş olduğu insansı özellikleri fark edip sempati duymaya başlıyoruz. Öte yandan insan olarak algıladıklarımızdan tam tabiri ile ‘insan’ olmalarını beklediğimiz ve insan olmaya atfetmediğimiz hareketler gördüğümüz için korkuyoruz. Onları tekinsiz vadiye yuvarlayıveriyoruz.

İnsansı robotları insan kimliğine dair bir tehdit olarak algılıyor olabiliriz. Robotlar tam olarak insan görünümü elde etse de bu tekinsizliğin devam edebileceğini söyleyen çalışmalar da var. Bir bakımdan robotların insansılaşması insan ayırt edici özelliklerine ve kimliğine yönelik bir tehdit artışına yol açar. Yani bir robot bir insandan ne kadar farksızsa toplumsal ve sosyal kimliklerimize o kadar tehdit oluşturur. Bu fikre karşın insan benzeri yapay etkenler daha yaygın hale geldikçe, belki de algısal sistemlerimiz bu yeni sosyal ortakları barındıracak şekilde yeniden ayarlanacağı yönünde görüşler de mevcut.

Editörün Notu: Eğer Buse Yılmaz yazılarından devam etmek isterseniz Dans ve Psikoloji : Bir Dansa Davet Çağrısı adlı yazıya göz atabilirsiniz. Ama yazının ana temasına benzer yazılar için sizleri Psikoloji Arşiv Robopsikoloji kategorisine bekliyoruz.


Bu yazı Psikoloji Arşiv Yayın İlkeleri ‘ne uygun şekilde yeniden düzenlenmiştir. 

Editör: Selin Cennet Gülmez

Görsel Tasarım: Taner Türker


Kaynakça

Asimov, I. (2016). Ben Robot (3. Basım). (E. Odabaş, Çev.). İstanbul: İthaki

Bartneck, C., Belpaeme, T., Eyssel, F., Kanda, T., Keijsers, M. ve Sabanovic, S. (2020). Human-Robot Interaction – An Introduction. Cambridge: Cambridge University Press. https://www.human-robot-interaction.org/

Edwards, C., Edwards, A., Stoll, B., Lin, X. ve Massey, N. (2019). Evaluations of an artificial intelligence instructor’s voice: Social Identity Theory in human-robot interactions. Computers in Human Behavior, 90, 357–362. doi:10.1016/j.chb.2018.08.027

Freud, S. (1919). The Uncanny (A. Strachey, Çev.) https://web.mit.edu/allanmc/www/freud1.pdf

Gray, K. ve Wegner, D. M. (2012). Feeling robots and human zombies: Mind perception and the uncanny valley. Cognition, 125(1), 125–130. 

Kageki N. (t.y.) An Uncanny Mind: Masahiro Mori on the Uncanny Valley and Beyond. IEEE Spectrum. 2012.

Moosa M.M., Ud-Dean S.M.M., Danger Avoidance: An Evolutionary Explanation of Uncanny Valley. Biol Theory 5, 12–14. doi:10.1162/BIOT_a_00016

Mori M., MacDorman K. F. ve Kageki N. (2012) “The Uncanny Valley [From the Field],” in IEEE Robotics & Automation Magazine, 19(2), 98-100. 

Saygin, A. P., Chaminade, T., Ishiguro, H., Driver, J. ve Frith, C. (2012). The thing that should not be: predictive coding and the uncanny valley in perceiving human and humanoid robot actions. Social Cognitive and Affective Neuroscience, 7(4), 413–422. 

Smart, J. J. C., “The Mind/Brain Identity Theory”, The Stanford Encyclopedia of Philosophy . Social Robots: Technological, Societal and Ethical Aspects of Human-Robot Interaction. (2019). doi:10.1007/978-3-030-17107-0

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

*