Merhaba Arşiv takipçisi! Size bu yazımda yeni nesil koşullanma deneyleri, robotlar ve robot – fare ilişkisinden bahsedeceğim. Pavlov’un Köpeği, Skinner Kutusu gibi deneyler psikoloji adı geçen neredeyse her ders kitabında yer alıyor. Ancak son yıllarda psikoloji, kendisine bilim özelliği yükleyen laboratuvar ortamından uzaklaştırılmış gözüküyor. Daha çok kırmızı odalara, divanlara hapsedilmiş durumda diyebiliriz. Yine de gözden ve gündemden kaçsa da varlık mücadelesi veren laboratuvarlar ve o laboratuvarlarda psikoloji deneyleri yürüten bilim insanları var. Bu yazıda da az önce bahsettiğim bilim insanlarından biri olan, robot – fare ilişkisini karşılıklı öğrenme kavramıyla deneysel ortamda ele alan Dr. Güneş Ünal’a misafir olacağız.
Bu Yazıda Sizi Neler Bekliyor?
Fareler ve İnsanlar
John Steinbeck’in “Fareler ve İnsanlar” romanının saygıdeğer ustabaşı karakteri Slim ne güzel söylemiş: “İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur. Bana bazen bu ikisi birlikte pek olmuyor gibi geliyor.” Edebiyatı bir kenara bırakıp konumuza dönecek olursak laboratuvar deneylerinde daha çok farelerin kullanılmasının ardında yatan sebep; küçük, hızlı üreyen, ucuz üretilen canlılar olmalarının yanı sıra insanlara genetik ve biyolojik sistemler açısından yüksek oranda benzerlik göstermeleridir.
Robopsikoloji Etkinliğimiz:
Son yıllarda biyoetik açıdan bu tip hayvanların kullanıldığı deneyler olumlu-olumsuz pek çok yönden eleştirilirse de duyar kasalarımızın boşaltımından öteye yol alınamıyor. Üstelik kendimiz yetmiyormuşuz gibi bir de robotları çıkardık tek suçu bize benzemek olan farelerin başına. Oysaki evrimsel psikolojiye göre bize benzeyene karşı daha korumacı oluyorduk ama bu konuyu belki daha sonra tartışırız.
Klasik Koşullanma ve Edimsel Koşullanma
Öncelikle tek taraflı öğrenme üzerine kurulmuş deneyleri ele alalım. Pavlov’un köpeği üzerinde test ettiği klasik koşullanma teorisini muhakkak duymuşsunuzdur. Özet geçecek olursam et ile birlikte zile maruz bırakılan köpeğin bir dizi tekrarın ardından sadece zile maruz kaldığında da salya salgılamaya devam etmesi diyebilirim. Skinner Kutusu deneyinde ise içerisinde pedal düzeneği bulunan bir kutunun içine bırakılan farenin rastlantısal olarak pedala basmasına karşılık fareye pozitif pekiştireç olarak yem veriliyor. Yine bir dizi tekrardan sonra pedala basma eylemi rastlantı olmaktan çıkıyor. Bu eylem artık öğrenilmiş bir davranışa dönüşüyor ve bu öğrenmeye de operant öğrenme deniliyor.
Yapay Zeka Bireyleri: Robotlar
Robot – fare ilişkisindeki karşılıklı öğrenmeye geçmeden önce biraz da robotlardan bahsedelim. Robotlar elektronik ve mekanik birimlerden oluşan kendinden kontrollü ve programlanabilir yapay zeka temelli cihazlardır. Ortak tanıyı bir kenara bırakıp kendi tanımımı söyleyecek olursam “insan aklıyla alay eden en modern varlık” diyebilirim. Temelinde yatan yapay zeka ise cihazların akıllı davranışlar sergilemesi demektir. Akıllı davranışlar derken karmaşık bir ortamda algılama, akıl yürütme, öğrenme, iletişim kurma ve serbest hareket edebilme gibi davranışlar kastedilir. Robotlar bu davranışları şimdilik belirli oranlarda gösterebiliyorlar. Ancak bu oranlar gün geçtikçe artmaktadır. Bu artış bize harf ya da rakam serileri halinde yansıtılmaktadır.
Robot Öğretmen Elias
Robotlar hayatımızın neredeyse her alanında yer edinmeye çalışırken eğitimi de es geçmemişler. Elias isimli humanoid (insanımsı) bir robot, Finlandiya’nın Tampere şehrindeki bir ilköğretim okulunda robot öğretmen görevinde denenmiş. Elias, kapasitesi gereği 8 öğrenciyle yaptığı pilot çalışmada öğrencilerin beceri düzeylerini fark edebilmiş. Öğrencilere yönelteceği soruları da buna göre belirlemiş. Öğrencilerin başarısız denemeleri karşısında sonsuz bir sabır gösteren Elias, hata yaptıklarında öğrencilere gülmemiş. Ayrıca tekrar etmekten yorulmamış.
Bu pilot uygulamada görülmüş ki robotlar öğretmen sıfatıyla kanlı canlı öğretmenlere yardımcı rolde kullanılabilir durumda. Belki de birkaç yıl sonra kanlı canlı öğretmenler robot öğretmenlere yardımcı olacak. Tahminim yaşam boyu öğrenme ilkesiyle hayatın her aşamasında daima yeni şeyler öğrenme idealine sahip Finlandiya eğitim sistemi, robot öğretmen hakimiyetine de öncülük edecektir.
Robotlar ve Fareler Arasında Karşılıklı Öğrenme
Boğaziçi Üniversitesi Davranışsal Sinirbilim Laboratuvarı Direktörü Dr. Güneş Ünal, Elias tipi bir humanoid robot ile faregillerden bir sıçan üzerinde çalışıyor. Hazırladığı düzenekle robot ve sıçanın çift yönlü etkileşimini gözlemliyor. Kendisinin ifadesi şu şekildedir:
“Robot belirli sinyalleri veriyor. Sıçan bunu anlıyor ve ona göre hareket ediyor. Aynı anda robot önce kendi verdiği sinyallerin ne olduğunu bilmiyor. Sıçanın davranışlarını gözlemleyerek sıçandan öğreniyor.”
Deneyin ilerleyen aşamalarında robot ile sıçan arasındaki bu etkileşimi daha büyük bir düzenekte gözlemlemeyi hedefleyen Dr. Güneş Ünal’a bu deneyde Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Emre Uğur eşlik ediyor. Multidisipliner bir yaklaşımla ele alınan karşılıklı öğrenme kavramının ilerleyen yıllarda hayatımıza nasıl katkı sunabileceğini Dr. Emre Uğur’dan dinleyelim:
“Depremde binaların altında kalmış, nerede olduğu belli olmayan insanların yerlerini tespit etmek için lider küçük bir robotun arkasında bir sıçan sürüsünün deprem enkazına girdiğini, robotun direktifleriyle belli bölgelere dağıldığını, robotun emriyle insanları aramaya başladığını ve o yerleri robota geri ilettiğini düşünelim.”
Belki robotlar hayatımızı ele geçirmeyebilir ama bir gün hayatımızı kurtarabilecekleri ihtimali de yakın. Önemli olan insanın iyi özelliklerini robotlara yüklemesidir. Kötülüğün kaynağı robotlar değil insanlardır. Yani illa bir şeylerden korkacaksak robotlardan değil insanlardan korkalım. Korkumuzla yüzleşmek istiyorsak da Dr. Güneş Ünal’ın bu konudaki çalışmalarına da göz atabiliriz.
Dr. Öğr. Üyesi Güneş Ünal’ın İlgili Çalışması
Editörün Notu: Eğer robopsikoloji hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz Robot ve Robopsikoloji yazısına bakabilirsiniz. Eğer robotlardan korkuyor ve bu durumu anlamak istiyorsanız Tekinsiz Vadi yazısına göz atabilirsiniz.
Bu yazı Psikoloji Arşiv Yayın İlkeleri ‘ne uygun şekilde yeniden düzenlenmiştir.
Editör: Selin Cennet Gülmez
Görsel Tasarım: Taner Türker
Kaynakça
Durakcan, Y.C. (2015, 4 Eylül). Deneylerde Neden Fare Kullanılır? [Web günlük postası] Erişim adresi .
Finlandiya’daki Robot Öğretmen. Erişim adresi
“Robotların eğittiği hayvanlar hayat kurtarabilir.” Erişim adresi
Steinbeck, J. (1996). Fareler ve İnsanlar. (Çev. B.Çorakçı). İstanbul: Sel Yayıncılık.
Aslan, E. (2014). Yabancı Dil Öğretiminde Robot Öğretmenler, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 33(1), 15-26

İÜ Psikoloji Ψ
Kocaeli Fen’17
Öğrenme psikolojisinde çığır açacak bir kavram “karşılıklı öğrenme” + insan aklıyla alay eden en modern varlık tanımı