en uygun psikoloji yüksek lisansları

Kendime En Uygun Yüksek Lisans Programını Nasıl Bulurum?

Psikoloji

Haziran ayı yaklaştıkça yüksek lisans başvurusu yapmayı düşünen birçok kişinin aklında benzer sorular dönmeye başlıyor: Yüksek lisans programını nasıl seçebilirim? Nerelere başvurmalıyım? Doğru programı mı seçiyorum? Ya bu programda mutlu olmazsam?

Bu sorularla birlikte yaşanan  belirsizlik oldukça tanıdık ve aslında sürecin doğal bir parçası. Bu yazıda, yüksek lisans programı seçerken nelere dikkat edebileceğinizi konuşalım istedim. Umarım bu süreçteki herkes için  faydalı olur.Herhangi bir sorunuz olursa nursenabektass@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz. 

Keyifli okumalar dilerim.

Ayrıca İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılarımız;

  1. Psikoloji Öğrencilerine Kariyer Önerileri
  2. Psikoloji Okurken Asla Yapmamanız Gerekenler
  3. Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Kabul Rehberi
  4. Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programları
  5. Türkiye’deki Psikoloji Laboratuvarları

1. Yüksek Lisans Yapma Motivasyonunuzu Keşfedin 

    Psikoloji mezunu olmak, çoğu zaman beraberinde yüksek lisans yapma gerekliliğini de getiriyor. Özellikle Türkiye’de bir meslek yasasının olmayışı, yalnızca lisans diplomasına sahip psikologların iş imkanlarını oldukça sınırlayabiliyor. Yeni mezun olup yüksek lisans yapmamayı tercih eden bir psikoloğun seçenekleri genellikle devlet memurluğu, düşük ücretlerle ve çoğu zaman “stajyer psikolog” unvanıyla asistanlık yapmak ya da özel sektörde insan kaynakları vb. alanlarla sınırlı kalabiliyor.

    Bu noktada yüksek lisans yapmak kaçınılmaz hale gelebiliyor. Bu noktada önemli olan şeyin, yüksek lisans yapmanın kişi için bir zorunluluk mu yoksa kendi motivasyon ve hedefleri doğrultusunda atacağı bir kariyer basamağı mı olduğunu anlamak olduğunu düşünüyorum. Kişi bu soruyu netleştirdiğinde kariyer yolculuğuna daha net bir başlangıç sağlayabilir.

    “Ben gerçekten neden yüksek lisans yapmak istiyorum?”

    2. İlerlemek İstediğiniz Alanı Netleştirin 

    Psikoloji oldukça geniş bir alan ve lisans eğitimi boyunca birçok alt dalı yüzeysel olarak görme fırsatı buluyoruz. Ancak yüksek lisans aşamasına geldiğimizde artık daha spesifik bir alana yönelmemiz gerekiyor. Bu noktada birçok kişinin doğrudan klinik psikolojiye yöneldiğini görmek mümkün.

    Fakat burada önemli olan, bu tercihin gerçekten kişisel ilgi ve hedeflere mi dayandığı, yoksa daha çok popüler olduğu için mi seçildiğini sorgulamak. Hangi derslerde daha ilgili olduğunu, hangi konuları araştırırken zamanın nasıl geçtiğini anlamadığını ve nasıl bir çalışma tarzının size daha uygun olduğunu fark etmek, doğru alanı seçmede belirleyici olabilir. 

    Peki bunu nasıl seçeceğiz? Bu noktada lisans dönemi içerisinde yapılan gönüllü ve zorunlu stajlar oldukça belirleyici oluyor. Birden fazla alanda staj deneyimine sahip olmak, elbette ilerleyeceğiniz alanı seçerken size daha fazla netlik kazandırabiliyor. Aynı zamanda yenilikçi olmak ve psikoloji alanında neler yapıldığını, psikologların alternatif olarak nerelerde çalıştığını araştırmak da sizi belki de hiç düşünmediğiniz bir alana yönlendirebilir.

    3. Programın Kendi Hedeflerinize Uygun Olduğundan Emin Olun

      Her yüksek lisans programı her öğrenci için uygun olmayabilir. Aynı isimde olsa bile programların içerikleri üniversiteden üniversiteye değişiklik gösterebilir. Bu noktada programın ders içeriklerini detaylı incelemek oldukça önemlidir. Derslerin daha çok teorik mi yoksa uygulamaya yönelik mi olduğu, staj ve uygulama imkanlarının bulunup bulunmadığı gibi faktörler, programdan alacağınız verimi doğrudan etkileyebilir.

      Aynı zamanda akademik bir kariyer mi yoksa daha uygulamalı bir yol mu hedeflediğinizi belirlemek ve buna uygun programları değerlendirmek de bu süreçte oldukça belirleyici olacaktır. İlgi duyduğunuz alanda çalışan akademisyenlerin bulunması ise hem eğitim süreciniz hem de tez aşaması açısından önemli bir avantaj sağlayabilir.

      Eğer akademik kariyer yapmayı planlıyorsanız, seçeceğiniz programdaki hocaların araştırma alanlarını incelemek ve çalışmalarını araştırmak da bu süreçte dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biridir.

      4. Kabul Şartlarını Gerçekçi Bir Şekilde Değerlendirin

        Yüksek lisans programlarını araştırırken kabul şartlarını gerçekçi bir şekilde değerlendirmek oldukça önemli. Her programın talep ettiği kriterler farklılık gösteriyor. Dil skoru, ALES gibi sınavlar, referans mektupları ve motivasyon mektubu gibi unsurlar başvuru sürecinde belirleyici olabiliyor.

        Bu noktada önemli olan, başvurmayı düşündüğünüz programların şartlarını kendi mevcut durumunuzla karşılaştırmak ve buna göre bir yol haritası çizebilmektir. Eğer bazı kriterler henüz karşılanmıyorsa, bu durum o programa uygun olmadığınız anlamına gelmez; yalnızca o program için henüz hazır olmadığınızı gösterebilir. Bu nedenle eksik görülen alanlara odaklanarak kendinizi geliştirerek bu başvuru sürecini daha planlı bir şekilde ilerletebilirsiniz.

        İzleme Önerisi: Hedefsiz Yolculuk Olmaz | Polat Doğru  

        Yüksek lisans programı seçmek çoğu zaman kafa karıştırıcı ve zor bir süreç olabiliyor. Ancak bu sürecin kesin bir doğru cevabı olmadığını, herkes için farklı bir yol olduğunu unutmamak gerekiyor. Umarım bu yazı, sizin için bu süreci biraz daha net ve anlaşılır hale getirebilmiştir. Şimdiden herkese kendi yolunu bulduğu bir süreç dilerim. 🙂

        Bir yanıt yazın

        Your email address will not be published.

        *