Eskiden Twitter bağımlılığı olan bir psikolog olarak siz sevgili okurları arınmışlıkla selamlıyorum. Tweet bitti. Yazının esas konusuna geleceğiz. Ama önce bir yazının hikayesini yani benim hikayemi masaya yatıralım. Biraz bu Twitter bağımlılığı sürecimden bahsetmek isterim.
Okuması zor gelir diyenler için seslendirme seçeneği de buraya bırakıyoruz 🙂
Bu Yazıda Sizi Neler Bekliyor?
Twitter Hikayem
Her şey lise son sınıfta başladı. Arkadaşlarımın “çok eğleniyoruz” ısrarı üzerine kendime bir Twitter hesabı açtım. Ama her yeni gelen gibi ben de başta ne yapacağımı anlamadım ve hesabım bir yıl boyunca boşlukta süzüldü. Üniversiteye başladığımda ise -psikoloji derslerinin çok değerli tweet malzemeleri olmasının da katkısıyla- daha sık tweet atmaya başladım. Ayrıca sitenin mizah anlayışına, akımlara da oldukça hakimdim.
Hani şey vardır ya… Hiçbir tweet akımını kaçırmayan, Twitter’da caps paylaşabilmek için program indirip emek veren, fenomen olmayı hak ettiğine can-ı gönülden inanan, buna rağmen hala fenomen olamayan ve tweetleri kesin tutan az takipçili insan. İşte o bendim.

Aşağı yukarı iki yılım böyle geçti. Ve günlerden bir gün; dersi dinlerken bir yandan da kafamın içinde tweet attığımı fark edince Twitter bağımlılığı bir tokat gibi yüzüme çarptı. Evet, story atmayı, video izlemeyi falan da severdim. Ama tweet başkaydı. Düşünmek, yazmak, beğeni ve retweet almak, kabul edilmek, onaylanmak… Amma da çok pekiştireci varmış değil mi?
Tweetin tutmuştur, retweet fav yağıyordur… O sırada sitedekiler:
Takip etmiyim de fenomen olamasın.
İki yıl bağımlı kaldığım Twitter batağından kurtulabilmek için bir iki yıl daha harcadım. Hesabı dondurduğum halde aklımdan tweet atmaya devam ediyordum. Her saniye tweet atan, etkileşimin kölesi olan fenomenleri bilirsiniz… İşte onlar gibiydim ama kafamın içinde.
Twitter hesabımı dondurup kafamın içinde tweet atmaya devam etmem skandalı.
Tutan tweetim olmadı mı? Tabii ki de oldu. Ama İbrahim Tatlıses’in de dediği gibi be insafsız be vicdansızın kızı be nankör kedi Twitter beni fenomen yapmadı. Peki beni Twitter bağımlısı yapan neydi? Ya tutarsa umuduyla Mecnun gibi çöllerde ağlayanların sorunu Twitter bağımlılığı olabilir miydi? Gelin cevaba birlikte bakalım.
Twitter Bağımlılığı için Psikolojik Açıklama
Yukarıda, bu yazı için çok önemli bir kelime kullandım. Pekiştireç! Pekiştireç, klasik ve edimsel koşullama, pekiştirme tarifeleri… Bu terimleri ve koşullama yollarını genellikle birinci ya da ikinci sınıfta öğreniyoruz. Biz birinci sınıfta öğrenmiş, ikinci sınıfta ise bilgileri tam yerine oturtmuştuk diyebilirim. Uludağ’dan selamlar.
Öğrenme psikolojisi hocamızın hiçbir şey öğretememesi çelişkisi ve bir köşede saati izleyen ben.
Aslında her şey Pavlov ve köpeği ile başladı diyebiliriz. Pavlov’un köpeği ışığı her gördüğünde ya da zili her duyduğunda yemek gelse de gelmese de salya salgıladı. Tıpkı yemeği gördüğünde olduğu gibi ışık ya da ses uyaranına maruz kaldığında da salya salgılaması Pavlov ustamızın zihninde koşullanma olgusunu canlandırdı. Bu hikaye klasik koşullanma örneğiydi. Bir de öğrenmenin gerçekleşmesi için planlı şekilde tasarlanan Edimsel Koşullama var. Skinner ustamıza selam etmemiz gereken edimsel koşullamada farenin bir davranışı göstermeyi ya da göstermemeyi öğrenmesini istiyoruz. Örneğin fare pedala bastığı her sefer için bir adet yiyecek kazanabilir. Ancak pedala basmadığı sürece yiyecek verilmez. Pedala her bastığında da yiyecek alabilir, belirsiz sayılarda da. Bu pekiştirme biçimini yani pekiştireci verme şeklini ise pekiştirme tarifeleri belirler.
Pekiştirme Tarifeleri
Pekiştirme en basit tabiriyle bir davranışın öğrenilmesini güçlendirme amacı taşıyan eylemdir. Bu bağlamda pekiştireç de pekiştirme eylemi için verilen ya da verilmeyen unsurdur. Bir çocuk için örnek verecek olursak bu pekiştireç bir dondurma, bilgisayar izni, park izni vb. olabilir. Twitter bağımlılığı ve pekiştirme eşleşmesine de birazdan geleceğiz. Pekiştirme tarifeleriyle devam ediyoruz…
- Sabit Aralıklı Pekiştirme: Sabit aralıklı pekiştirme tarifesinde sergilenmesi istenen davranış gösterilse de gösterilmese de sabit bir zaman sınırıyla pekiştireç verilir. Örneğin evcil hayvanınızı her gün aynı saatte beslerseniz sabit aralıklarla pekiştireç vermiş olursunuz. Pekiştireç verme ile davranış arasında bağlantı ya yoktur ya da süre daha ön planda tutulur. Ancak kediniz ya da köpeğiniz biyolojik saat aracılığıyla yemek saatini aşağı yukarı doğru tahmin eder ve beklenti içine girer.
- Değişken Aralıklı Pekiştirme: Bu tarifede pekiştirme işleminin gerçekleştirildiği zaman aralıkları, bekleme süreleri farklılaşır. Çocuğunuza ödevlerini yaptığı için her gün 1 saat oyun oynama izni verdiğinizi düşünün. Bu kural daha sonraki haftalarda iki günde bir 1 saat ya da haftada 3 saat şeklinde azaltılırsa değişken aralıklı pekiştirme sunmuş olursunuz. Bu süreçte yanlışlıkla davranışın sönmesine yani davranışın artık gösterilmemesine de sebep olabilirsiniz.
- Sabit Oranlı Pekiştirme: Aralık ve oran arasındaki fark aralığın süreye, oranın davranışı gösterme performansına odaklanmasıdır. Sabit oranlı pekiştirme tarifesinde, gösterilmesi istenen davranış her sergilendiğinde pekiştireç sunulur. Farenin pedala her bastığında bir parça yiyecek alması sabit oranlı pekiştirme örneğidir.
- Değişken Oranlı Pekiştirme: Sabit oranlıdan farklı olarak değişken oranlı pekiştirme tarifesinde davranış her gösterildiğinde pekiştireç verilmez. Böylece söz konusu canlının davranışı devamlı göstermesi sağlanır. Çünkü bazen her pedala basışta bazen de 10 kere bastıktan sonra peynir alır. En zor söndürülen yani öğrenmenin en zor unutulduğu pekiştirme tarifesi de budur.

Twitter hangi pekiştirme tarifesini sunuyor?
Twitter bağımlılığı için sebep diyebileceğimiz pekiştirme tarifesi sizce hangisidir? Bi bakalım… Twitter pekiştireçleri şöyle sıralanabilir: Fav, retweet, takipçi, viral olma. Bunlar hemen her sosyal medya mecrası gibi haz odaklı, ödül sistemimizi harekete geçiren Twitter pekiştireçleri.
Twitter pekiştireçleri bize her zaman sunulmuyordu. Bazen attığımız bir tweet viral olur Instagram’da bile yayınlanırken bazen daimi dostlukların sebep olduğu 3-5 fav ile yetiniyorduk. Biz davranışı gösteriyorduk ama davranışı her gösterdiğimizde ödül almıyorduk kısaca. Tabii Instagram’daki “ayıp olmasın” beğenisi Twitter için yaygın olmadığından kendi kendimize çalıp söylediğimiz de çok oluyordur.
İşin özü her tweet atma davranışının ardından; takipçi, fenomen olma, viral olma gibi pekiştireçler almıyorduk. Ama yer yer tutan tweetlerimiz de önemli ödüllerdi. Dolayısıyla twitter bize bağımlılığı getiren değişken oranlı pekiştirme tarifesini sunuyordu. Ya tutarsa diye attığımız tweetlerin sebebi de hep bu pekiştirmeler. Çünkü ne demiştik? En zor sönen öğrenme; değişken oranlı pekiştirme ile ödüllendirilen öğrenmeydi. Benden bu kadar. Haydi selametle, çok tweetlememek lazım. Daha fazla Yaratıcı Psikoloji içeriği için linki kullanabilirsiniz. O kadar Twitter demişken bizi Psikoloji Arşiv Twitter Hesabından takip etmeyi unutmayın. Çünkü lütfen…
İleri Okuma Önerisi: Alıcı, T. (2018). Öğrenmenin Bilimsel Temelleri. Kaknüs Yayınları.
Bu yazılı içerik Psikoloji Arşiv Yayın İlkeleri ‘ne uygun şekilde yeniden düzenlenmiştir.
