Destek almaya karar vermek, kendiniz için önemli bir adım atarak terapi sürecine başlamak büyük bir cesaret gerektirir. Ancak her süreçte olduğu gibi terapi de zaman zaman beklentilerimizi karşılamıyor gibi gelebilir. Kimi zaman “Terapiye başladım ama işe yarıyormuş gibi hissetmiyorum.” “Terapi işe yaramıyor” diye düşünebilirsiniz. Bu duygu, sürecin doğal bir parçası olabileceği gibi terapi yöntemleri, terapistle olan iletişim veya kişisel hazır bulunuşluk gibi faktörlerden de kaynaklanabilir. Terapinin işe yaramadığını hissetmek bir başarısızlık işareti değil; aksine süreci gözden geçirmek ve sizin için daha etkili yöntemleri keşfetmek için bir fırsat olabilir.
Bu yazıda terapi sürecinin verimliliğini artırmaya yönelik öneriler ve sürecinizden maksimum faydayı sağlamak için neler yapabileceğinize dair ipuçları bulabilirsiniz. Unutmayın ki her bireyin terapi deneyimi kendine özeldir ve bu yolculukta zaman zaman yeniden rota belirlemek sürecin doğal bir parçasıdır.
Keyifli okumalar dilerim.
Ayrıca İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılarımız;
- İyi Psikolog Seçme Rehberi
- Psikolog Seans Ücretleri
- Psikologlar Hakkında 100 Soru – Cevap
- Ücretsiz Online Psikolog Seçenekleri
- Terapide Zor Danışanlar ve Başa Çıkma Stratejileri
Terapinin İşe Yaramadığını Nasıl Anlarım?
Düzenli aralıklarla terapiye gidiyor ama ilerleme hissetmiyor olabilirsiniz. Bu noktada önemli olan terapinin iyi gitmediğine dair ipuçlarını iyi izlemek ve analiz etmektir.
Terapinin işe yarayıp yaramadığına emin olmak için dikkat etmek gereken en önemli nokta süreç ve beklentilerdir. Terapinin işe yaramadığından emin olmadan önce düzenli bir terapi programınız olduğundan emin olun ve bu sürecin uzun bir süreç olabileceğini hatırlayın. Psikoterapide kendinize zaman tanımak ve sabırlı olmak en önemli noktalardan biridir.
İkinci olarak beklentiler; bir şeyleri değiştirmek istediğimizde, hızlı ve kökten çözümler arıyor olabiliriz. Terapinin ruh sağlığımızı daha iyi bir hale getirmesini bekliyor olabiliriz. Fakat unutmamak gerekir ki, terapi süreci iniş ve çıkışlarla, yeni deneyimlerle dolu bitmeyen bir kendimizi keşfetme yolculuğudur. Bu yolculuğun ise her zaman iyi hissettirmesi beklenemez.
Bu kısımları analiz ettikten sonra hala ilerleme kat ettiğinizi düşünmüyorsanız dikkat etmeniz gereken birkaç nokta şunlar olabilir;
- Doğru terapist seçimi etkili bir sürecin ilk adımıdır. Terapistinizi seçerken isteklerinizi netleştirmek önemlidir. Karşınızdaki kişinin nasıl bir olmasını istiyorsunuz? Kültür ve değerleri sizin için önemli mi? gibi kişisel isteklerinizi netleştirmek kendinize en uygun uzmanı bulmak için yardımcı olacaktır. Aynı zamanda nasıl bir süreç istediğinize bağlı olarak hangi ekolle ve yöntemlerle çalışan bir uzman aradığınızı netleştirmek, ufak araştırmalar yapmak ve çevrenizde bilgi sahibi insanlara sormak da işinizi kolaylaştıracaktır. Daha fazla ayrıntı için İyi Psikolog Seçme Rehberi içeriğimize göz atabilirsiniz.
- Psikoterapi sürecinin en önemli unsurlarından biri, terapist ile kurulan terapötik bağdır. Destek almaya başlayan bir kişi, yargılanmadan, çekinmeden dinlendiğini ve anlaşıldığını hissetmek; aynı zamanda kendini güvende hissettiği bir ilişki arar. Eğer terapistinizle sağlıklı bir iletişim kuramadığınızı düşünüyorsanız, ihtiyaçlarınıza daha uygun bir uzmanla görüşmeyi değerlendirebilirsiniz.
- Psikoterapi uzun bir süreç olsa bile bir amaç taşımıyorsa verimini ve anlamını kaybedebilir. Seanslarınız devamlı sohbet havasında ve amaçsızca geçiyorsa hedefleriniz hakkında terapistinizle konuşmayı, beklentilerinizi ve isteklerinizi dile getirmeyi düşünebilirsiniz.
- Psikoterapi sürecini değerlendirirken öz değerlendirme yapmak önemli bir adımdır. Kendinizi gözlemleyelim: Terapi sürecinde gerçekten bir şeyleri değiştirmeye çalışıyor muyum, yoksa konuşmaktan ve çözmekten kaçındığım konular mı var? Seanslara istekle mi gidiyorum, yoksa bunu bir zorunluluk olarak mı görüyorum? Terapi için motivasyonum ne durumda? Geliştirmem gereken noktalar neler ve bu konuda hangi adımları atabilirim? Psikoterapinin ana odak noktası sizin duygu ve düşüncelerinizdir. Bu nedenle süreçle ilgili kaygılarınızı, beklentilerinizi ve aklınıza takılan her şeyi terapistinizle paylaşmak daha verimli ilerlemeniz için etkili bir yol olabilir.
Terapi İşe Yaramıyor. Ne Yapacağım?
Terapinin işe yaramadığını ve bir sorun olduğunu düşünüyorsanız tavsiyede bulunmak istediğim ilk şey iletişim kurmanız olacaktır. Terapi sürecinin gidişatına dair problemlerinizi, kötü hissettiğiniz, değiştirilebileceğini düşündüğünüz durumları, kaygılarınızı terapistinizle açık bir dille paylaşmanızı öneririm. Bazen karşımızda bir uzman veya yetkili olduğunda kendi fikirlerimizi dile getirmekten çekinebiliyoruz. Fakat böyle bir durumda her terapi sürecinin kendine has ve biricik olduğunu hatırlatmak isterim. Bu nedenle iletişim kurmak belki de memnun olmadığınız durumların değişimi için ilk adım olabilir.
İkinci olarak hedeflerinizi gözden geçirmeyi ve gerekiyorsa yenilemenizi tavsiye edebilirim. Terapistinizle birlikte hedeflerinizi gözden geçirmek, terapideki ilerlemenizi hızlandırmak için oldukça etkili bir yöntem olabilir. Bu süreçte, belirlediğiniz hedeflerin hala anlamlı, ulaşılabilir ve sizin için uygun olup olmadığını değerlendirebilirsiniz.
Eğer hedeflerinizde bir değişim ya da yeniden yapılandırma gereksinimi hissediyorsanız, yeni ve net hedefler belirlemek size daha fazla odaklanma fırsatı sunabilir. Bazen, sadece bu tür bir değişiklik, terapiden alacağınız faydayı artırmak için yeterli olabilir. Ayrıca, terapi seanslarınızın sıklığı da önemli bir etken olabilir; eğer mevcut sıklık size uymuyorsa, seans aralıklarını düzenleyerek terapi sürecinden daha fazla verim alabilirsiniz. Bu tür düzenlemeler, terapiyi daha etkili ve verimli hale getirebilir.
Eğer terapistinizin yaklaşımı, kişisel ihtiyaçlarınıza veya terapötik hedeflerinize uygun değilse, bu durumu göz önünde bulundurmanız oldukça doğal bir adımdır. Her terapist, farklı bir terapötik yaklaşım ve tarz benimser ve bazen bu tarzlar, danışanın kişisel tercihlerine veya belirli bir terapötik sürecin gerekliliklerine uyum sağlamayabilir. Terapistinizin tarzı, iletişim şekli veya kullandığı yöntemler, iyileşme sürecinizde size yeterli desteği veremeyebilir. Bu durumda, terapist değiştirmeyi düşünmek, terapötik sürecinizi daha verimli hale getirmek için önemli bir adım olabilir.
Yeni bir terapist, farklı bir bakış açısı ve yaklaşım sunarak, sizdeki potansiyeli daha iyi anlayabilir ve daha etkili bir yol haritası oluşturabilir. Terapist değiştirmek, bir başarısızlık değil, aksine kendi iyileşme sürecinizi desteklemek ve en iyi desteği alabilmek için yapılması gereken bir adımdır. Unutmayın, terapi süreci kişisel bir yolculuktur ve bu yolculukta doğru destekle ilerlemek, iyileşmenin en önemli parçasıdır.
Terapide İyileşme Nasıl Gerçekleşir?
Sıkça Sorulan Sorular
Terapi, herkes için gerekli olmayabilir, ancak zorluklar ve duygusal sıkıntılarla başa çıkmakta zorlananlar için faydalı olabilir.
Terapi süresi, kişinin ihtiyaçlarına ve sorunların karmaşıklığına bağlıdır; bazen birkaç seans yeterli olabilir, bazen ise uzun süreli terapi gerekebilir. Genel olarak 6-12 seans arasında bir süre yaygın olarak önerilir.
Terapiyi, kişisel sorunları çözmek, duygusal iyileşme sağlamak, stres, kaygı veya depresyon gibi zorluklarla başa çıkmak için alırız. Aynı zamanda kendimizi daha iyi anlamak ve yaşam kalitesini artırmak için de terapiye başvurulabilir.
Psikolojik iyileşme süresi kişiye, sorunun türüne ve terapinin yoğunluğuna bağlı olarak değişir.
Psikolojiyi iyileştiren şey, kişinin duygu, düşünce ve davranışlarını daha sağlıklı bir şekilde yönetebilmesidir. Terapi süreci, sağlıklı başa çıkma mekanizmaları geliştirmeye yardımcı olabilir.
Terapi sıklığı, terapistin önerileri ve kişinin ihtiyaçlarına göre değişir, ancak genellikle haftada bir veya iki haftada bir gitmek yaygın bir tercihtir.
Terapi etkisini zaman içinde gösterir; bazı kişiler ilk birkaç seansta değişim hissetse de, genellikle 5-6 seans sonrasında belirgin iyileşmeler görülebilir.
Terapinin iyi geldiğini, duygusal olarak daha hafif hissetmek, stresin azalması ve sorunlara karşı daha sağlıklı tepkiler geliştirmek gibi belirtilerle anlayabiliriz.
Terapi, kişinin hedeflerine ulaştığında veya terapist ve danışan arasında yapılan değerlendirmeler sonucunda biter.

Kent Üniversitesi